Menü
31.07.2026
Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi, üyelerini kamu kurumlarıyla buluşturmaya devam ediyor.
Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi, üyelerini kamu kurumlarıyla bir araya getirerek yerli ve millî siber güvenlik ekosistemini güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu buluşmalar hem kamu hem de özel sektörün siber güvenlik ihtiyaçlarına yerli çözümler sunmayı ve Türkiye’nin siber güvenlik alanındaki bağımsızlığını artırmayı hedefliyor.
Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi tarafından 29 Temmuz 2026 tarihinde Devlet Malzeme Ofisi’nde gerçekleştirilen Kamu Siber Güvenlik Günü Etkinliği’nin 50’ncisi düzenlendi.
C-PROT, YERLİ UÇ NOKTA GÜVENLİK TEKNOLOJİLERİNİ TANITTI
C-Prot, uç nokta güvenliği, mobil uygulama koruması ve kapalı ağlarda taşınabilir medya denetimi alanlarındaki yerli çözümlerini tanıttı. Sunumda platform mimarisi, bağımsız uluslararası test sonuçları ve büyük ölçekli kurumlarda uygulanan ölçeklendirme yaklaşımı paylaşıldı. Tehdidi engellemenin tek başına yeterli olmadığı, bir güvenlik olayı sonrasında olayın nasıl geliştiğinin kanıtlarıyla ortaya konabilmesi gerektiği ve bunun temelinde telemetri derinliğinin yer aldığı vurgulandı.
Şirketin CEO'su S. Bilgehan Üstündağ tarafından yapılan sunumda, C-Prot Endpoint Security Platform (AV/EDR) kabiliyetleri aktarıldı. Uç noktalarda süreç, dosya, registry, ağ ve kullanıcı oturumu olaylarının sürekli kaydedildiği, merkezde korele edilerek saldırı zincirinin zaman çizelgesi halinde ortaya konduğu, MITRE ATT&CK teknikleriyle eşleştirildiği ve geçmişe dönük IOC araması yapılabildiği belirtildi.
Tek ajan mimarisiyle düşük kaynak kullanan platformun Windows, Linux, macOS, Android ve iOS ortamlarını desteklediği belirtildi. Uç noktaların C-Prot Security Center üzerinden yerinde (on-prem) veya bulut üzerinden yönetilebildiği, yerinde kurulumda internet bağlantısı bulunmayan (air-gapped) ortamlarda tam işlevsellikle çalıştığı; sunucu bileşenlerinin kurumun kendi Kubernetes altyapısında çalıştırılabildiği ve tehdit istihbaratı entegrasyonunun sunulduğu aktarıldı.
Sunumun ana ekseninde telemetri derinliği yer aldı. Üstündağ, çoğu ürünün tehdidi engelledikten sonra sınırlı bir kayıt bıraktığını; tehdidin nasıl girdiği, nereye yayıldığı ve hangi verilere erişildiği sorularının cevabının uç noktalarda tutulan kaydın derinliğiyle sınırlı olduğunu belirtti.
EDR-Telemetry değerlendirmesinde C-Prot'un Linux ve Windows'ta dünya birinciliği, macOS'taikinciliği elde ettiği; böylece üç işletim sisteminde de üst sıralarda yer alansınırlı sayıdaki çözümden biri olduğu paylaşıldı. Linux puanlarının sektör genelinde bu platforma özgü bir görünürlük boşluğuna işaret ettiği, kritik altyapı ve Pardus kurumları için bu başlığın öncelikli olduğu belirtildi. https://www.edr-telemetry.com/scores
Platformun VB100 sertifikasyonunu tekrarlı olarak aldığı, uluslararası ürün mükemmelliği ödüllerine üst üste değer görüldüğü ve OPSWAT programında Platinum seviyesinde yer aldığı aktarıldı. Platformun Türkiye'nin ilk yerli AV/EDR çözümü olarak SAHA 2026 kapsamında Milli Savunma Bakanlığı'na teslim edildiği hatırlatıldı.
İlgi gören başlıklardan biri mobil uygulama güvenliği çözümü C-Prot AppDefense oldu. Kurumların kendi uygulamalarına gömülen bir yazılım geliştirme kiti olarak çalışan çözümün, kurum yönetiminde olmayan cihazlarda görünürlük sağladığı ve mobil dolandırıcılık girişimlerini işlem gerçekleşmeden tespit ettiği belirtildi.
Sunumda büyük ölçekli kurumların gereksinimlerine ayrı bir bölüm ayrıldı. Milyonlarca kullanıcının eriştiği bankacılık kanallarında çözümlerin kullanıcı deneyimini etkilemeden konuşlandırıldığı, on binlerce uç noktanın tek merkezi yönetim konsolundan yönetilebildiği ifade edildi. Multi-tenant mimariyle bir bakanlık ile bağlı kuruluşlarında ayrılmış yönetim alanları tanımlanabildiği; rol tabanlı erişim denetimi (RBAC), VDI ve yüksek erişilebilirlik (HA) desteği sunulduğu aktarıldı.
İlgi gören diğer bir ürün, taşınabilir medya denetimine yönelik C-Prot Siber Güvenlik Kiosku oldu. USB bellek, hafıza kartı ve optik ortamların ağa bağlanmadan önce ayrı bir fiziksel cihazda tarandığı, malware tespit edildiğinde otomatik karantina uygulandığı ve kapalı ağlarda en sık kullanılan bulaşma yolunun kapatıldığı aktarıldı. Üstündağ, bu kategoride çözüm geliştiren dünyadaki iki üreticiden biri olduklarını paylaştı.
Sunumda kısaca, kurum ağına bağlı çalışan ancak güvenlik envanterinde yer almayan akıllı televizyonların riskleri ve C-Prot'un bu cihazlara yönelik çözümü de değerlendirildi.
Üstündağ, değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Bu ölçekte telemetri toplamak ve işlemek, bir güvenlik ürününün en zor mühendislik problemidir. Çekirdek (kernel) seviyesinde veri toplayan, bu veriyi uç noktanın performansını düşürmeden taşıyan ve anlamlı hale getiren katmanların tamamını kendi içinde geliştirebilen şirket sayısı dünyada oldukça sınırlı; C-Prot bu şirketlerden biri. Bunu bir iddia olarak değil, ölçülmüş bir sonuç olarak söylüyoruz; çünkü uluslararası bağımsız testlere düzenli olarak katılıyoruz. Bu testler ve beraberinde gelen uluslararası iş birlikleri bizim için yalnızca bir belge meselesi değil, ürünün nereye gitmesi gerektiğini gösteren en sağlıklı geri bildirim kaynağı. Kamu kurumlarımızın da bir güvenlik ürününü değerlendirirken bu tür bağımsız ölçümlere bakmasını önemli buluyoruz.”
C-Prot, Ar-Ge ve mühendislik kadrosunu tamamen Türkiye'de yürüten bir üretici olarak kamu kurumlarının uç nokta ve kapalı ağ güvenliğine katkı sunmaya devam edeceğini belirtti.
BINALYZE, KANIT-MERKEZLİ SOC YAKLAŞIMINI ANLATTI
Etkinlikte bir sunum gerçekleştiren Binalyze Türkiye ve CIS Ülke Müdürü Hasan Hüseyin Özbenli, geleneksel SOC modellerinin günümüz tehdit ortamında yetersiz kaldığını ve alarm merkezli yaklaşımdan kanıt merkezli yaklaşıma geçişin kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
Özbenli sunumunda, modern saldırganların artık daha hızlı hareket ettiğini ve meşru sistem süreçlerinin içine gizlenerek klasik güvenlik araçlarının gözünden kaçtığını belirtti. Saldırıların yüzde 79'unun herhangi bir zararlı yazılım kullanmadığını, buna karşın bir SOC'un günde 3.000'in üzerinde alarmla karşılaştığını ve bu alarmların önemli bir kısmının false positive olduğunu aktardı. Özbenli, bu tablonun analistleri asıl tehditten uzaklaştıran bir "alarm yorgunluğuna" yol açtığını söyledi.
Binalyze'ın SOC yaklaşımını anlatan Özbenli, Binalyze AIR’in alarmın ötesine geçerek, otomatik adli inceleme ve yapay zekâ destekli analiz yetenekleri sayesinde "tam olarak ne olduğunu" ortaya koyduğunu ifade etti. Uç noktalarda sürekli tarama, 750'den fazla adli artifact ile saldırı zaman çizelgesinin yeniden inşa edilmesi ve tehdit istihbaratı raporlarının dakikalar içinde kurum genelinde taramalara dönüştürülmesi gibi yeteneklerin, kıdemli DFIR uzmanlarına olan bağımlılığı azaltarak Level 1 ve Level 2 analistlerin ileri seviye incelemeler yapabilmesini sağladığını belirtti.
Özbenli, konuşmasında şu değerlendirmede bulundu: "Sürekli ihlal değerlendirmesi, proaktif tehdit avcılığı ve olay müdahalesi artık manuel çabalar olmaktan çıkıyor; makine hızında çalışan otomatik ve sürekli döngülere dönüşüyor. Bir sonraki SOC, ürettiği alarm sayısıyla değil, gerçeği ne kadar hızlı ortaya koyabildiği, saldırı kapsamını kanıtlayabildiği ve müdahaleyi otomatikleştirebildiğiyle tanımlanacak."
Savunma Sanayii Başkanlığı ve Siber Güvenlik Başkanlığının destekleriyle Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi tarafından 50’ncisi düzenlenen Kamu Siber Güvenlik Günü Etkinliği’ne; Adalet Bakanlığı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Anadolu Ajansı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü, Diyanet İşleri Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Elektrik Üretim A.Ş., Genelkurmay MEBS Başkanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı MEBS Başkanlığı, Kamu İhale Kurumu, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü, Türk Kızılay, Kişisel Verileri Koruma Kurumu, Makine ve Kimya Endüstrisi A.Ş., Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Millî Eğitim Bakanlığı, Millî Savunma Bakanlığı, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Nükleer Düzenleme Kurumu, Orman Genel Müdürlüğü, PTT, Rekabet Kurumu, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı, Siber Güvenlik Başkanlığı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi, Sosyal Güvenlik Kurumu, Tarım ve Orman Bakanlığı, Türkiye Elektrik İletim A.Ş., Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü, TRT Bilgi Teknolojileri Dairesi Başkanlığı, Türk Standardları Enstitüsü, TÜBİTAK, Türk Patent ve Marka Kurumu, Türkiye İş Kurumu, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş., Türksat, VakıfBank ve Yüksek Seçim Kurulunun üst düzey yöneticileri, uzmanları ve karar vericileri katılım sağladı.